Dolaşan Bakışlar: Mehmet Ali Yıldız’ın Sanatında Karşılaşmalar

Yazar:Açelya Dursun

Mehmet Ali Yıldız’ın sanatı, klasik anlamda bir resim yapma eylemini çoktan terk etmiş, bir tür yaşamsal ritüele dönüşmüştür. Resim yapmaya, yemek pişirmek gibi yaklaşır; gündelik olanla kurduğu bu fiziksel ve neredeyse törensel ilişki, sanatında doğrudan hissedilebilir. Yıldız’ın işleri, yalnızca görülen değil, duyumsanan; yalnızca sunulan değil, yaşanan şeylerdir. Bu yüzden de eserleri bir yüzey olmaktan çok, bir yüzleşme alanıdır. Çoğu zaman da bir olay yerine benzer: geride kalanı okumaya çalışır, boşluğu sezdirir, şiddeti ve hassasiyeti aynı anda taşır.

Mehmet Ali Yıldız “A Strange Legacy of Heroism Rips Through Your Veins” 150x150cm, oil and 209 Turkish Liras on canvas.

Bahçesinden topladığı unsurları eserlerine taşırken, hazır olanı değil, var olanı kullanır. Ve sadece görsel bir aktarım yapmakla kalmaz; aynı zamanda kişisel olanı sahiplenme, belleği maddesel hâle getirme ve kendi aidiyet alanını yaratma çabasıdır bu. Kullandığı malzemeler yalnızca estetik araçlar değil; yaşadığı yerle, ailesiyle ve doğayla kurduğu ilişkinin uzantılarıdır. Doğayla temas etmek bilgiyle temasa geçmektir; bedenin, yerin ve zamanın bir aradalığında oluşan bir bilme biçimi. 

Yıldız’ın eserleri, kimi zaman doğrudan yaşamın maddesiyle kurulur; boya yerini kahveye, toprağa ya da kirece bırakırken, yüzey adeta canlı bir zemine dönüşür. Bu canlılık, yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda ritüelistik bir karakter taşır. Ateşin kullanımı da bu bağlamda önemlidir; bir araçtan çok bir medyumdur. Ateş, dönüştüren, yutan ve geriye iz bırakan bir varlık olarak çalışır eserlerinde.

Yıldız’ın resimleri sinematografik bir etki taşır: izleyiciye tek bir bakış açısı sunmaz, aksine bakışı dolaştırır, yönlendirir, hatta kışkırtır. Francis Bacon’un deformasyonla ördüğü yoğun psikolojik atmosfer ya da Marc Quinn’in bedeni zaman ve hafıza bağlamında ele alan çalışmaları, Yıldız’ın işlerinde yankılanır.  Yıldız’da da beden ve bakış arasında çatışmalı, çoğu zaman rahatsız edici bir ilişki vardır. İzleyici edilgen bir konumda kalamaz; yönlendirilen, eyleyen bir tanığa dönüşür. Anlatı doğrudan değil, sezgisel, dolaylı ve çok katmanlıdır.

Mehmet Ali Yıldız ”Unconventional traditional altar head”
Mixed media sculpture, 2024, H 15 cm, Ø 18 cm

Giorgio Agamben’in “çıplak hayat”  (bare life)  kavramı burada yeniden düşünülmelidir. Yıldız’ın işleri, yalnızca yaşamsal olanın değil, aynı zamanda yaşanmışlığın, bedenin, mücadelenin maddesel izlerini taşır. Ateşin bir medyum olarak kullanımı, bu dönüştürücü güçle ilişkilidir: hem yok eden hem de anlam yaratan bir araç.

Bu saldırganlık, yalnızca şiddetle değil, aynı zamanda kahramanlıkla da ilişkilidir. Yıldız’ın bazı işleri neredeyse anıtsal boyutlara varır; heroic bir jest içerir. Bu, yalnızca biçimsel büyüklükten değil, taşıdığı duygusal ve anlatımsal yoğunluktan kaynaklanır. Sanatçı, kişisel olanı evrenselleştirirken, izleyiciyi de kendi aidiyet sorgusuna çeker. Aile, ev, beden, doğa—hepsi parçalanır ve yeniden birleştirilir; tıpkı bir film sahnesinde olduğu gibi, zaman kesilir, mekân oynar, bakış yeniden kurulur.

Susan Sontag, sanatı “bir duyu yoğunluğu yaratma biçimi” olarak tanımlar. Mehmet Ali Yıldız’ın işleri de bu yoğunluğu her katmanında taşır: görsel, dokunsal, düşünsel. Sanat onun için bir arınma değil, yüzleşme alanıdır.

Yıldız’ın sanatsal pratiği, yerle, bedenle ve hafızayla kurulan kişisel bir ritüel olarak okunabilir. Bu ritüel, hem gündelik olanın içindeki anlamı açığa çıkarır hem de izleyiciye kendi bakışını yeniden kurma imkânı sunar. Tüm bu yönleriyle, Mehmet Ali Yıldız’ın sanatı yalnızca biçimsel bir deneyim değil, aynı zamanda etik ve varoluşsal bir çağrı olarak da değerlendirilebilir.

Kaynakça

Barthes, R.,Mythologies (A. Lavers, Trans.). New York: The Noonday Press, 1991.

Agamben, G. Kutsal İnsan, Egemen, İktidar ve Çıplak Hayat, (Çev. İsmail Türkmen), 4.Baskı, Ayrıntı Yayınları,İstanbul, 2020.

Campbell, Joseph. The Hero with a Thousand Faces. Bollingen Series 17, Princeton, Princeton University Press, 1973.

Ingold, Tim. Being Alive: Essays on Movement, Knowledge and Description. London: Routledge, 2011.

Bachelard, Gaston. Mekânın Poetikası. (Çev. Aykut Derman). İstanbul: Kesit Yayınları, 1996.

Sontag, Susan. On Photography. New York: Farrar, Straus and Giroux, 1977.

Mehmet Ali Yıldız, 1994 yılında İstanbul’da doğdu. 2019 yılında Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nü tamamladı. Üretimlerini İstanbul’daki atölyesinde devam ettirmektedir.

Solo Sergiler

2018, Muamma, Kadiköy Gençlik Sanat Merkezi

2022, Yalancı Bahar/false spring, One Arc Gallery istanbul

2023, Ateş Uykusu/fever sleep, Corpus Gallery istanbul

Karma Sergiler

2019, FISAD + PNA 2019, Albertina Academy of Fine Arts, Torino-Italya

2019, Base, Istanbul

2020, An/Moment, Onearc Gallery Istanbul

2021, Contemporary Istanbul

2022, Gençler Yolda, Atatürk Kültür Merkezi

2022, Base Selected, istanbul

2022, 39. Dyo Resim Ödülleri, Topane-i Amire, Istanbul

2022, Artweeks Akaretler

2023, Contemporary Bloom

2024, Baseselected

2025, Contemporary Bloom, Deha Çun

2025, Summer Love VIII, Ekavart Gallery

Yorum bırakın