Miraç Ceyhan – Kuş IV

Eserlerin Kavramsal Metni / Kuş IV

Yaşamın başlangıcından günümüze dek doğa ve insan arasındaki ilişki daima iç içe geçmiş, karşılıklı bir etkileşim içinde varlığını sürdürmüştür. İnsan, tarihsel süreç boyunca doğaya çeşitli şekillerde müdahale etmiş; onu kendi ihtiyaçları, arzuları ve konfor alanı doğrultusunda dönüştürerek biçimlendirmiştir. Ancak insanın doğayı yeniden düzenleme çabalarına rağmen, doğa her zaman kendi öz varlığını ve gücünü çeşitli biçimlerde hissettirmiştir. Dahası, doğa yalnızca bir çevre unsuru olmanın ötesine geçerek, insanın gündelik yaşamında kullandığı pek çok nesneye ve yapıya ilham kaynağı olmuştur.


KuşIV, 2025, Polyester Döküm, 95x23x16

Bu bağlamdan hareketle, çalışmamda ele aldığım temel mesele, doğaya ait etkin unsurların insanın iç dünyasında ve bedeninde ne ölçüde varlık gösterebildiğini sorgulamaktır. Bu durumu, doğada zarafeti ve uyumlu hareketleriyle dikkat çeken balıkçıl kuşunun insan bedeniyle bütünleştiği antropomorfik bir yorumla ifade etmeyi amaçladım. Böylece, doğa ve insan arasındaki sınırların silikleştiği, birbirine dönüşebilen bir yapı önerisi sunulmaktadır.


Kuş, 2025, detay

Miraç Ceyhan Kimdir?

2000 yılında Kırıkkale’de dünyaya geldim. Çocukluğumun ilk yılları Kırıkkale’nin sakinliğinde geçti. Ancak 6 yaşımdayken babamın işi nedeniyle ailece Ankara’ya taşınmak zorunda kaldık. Bu taşınma, küçük yaşta alıştığım çevreden kopmak anlamına gelse de,  hayatımda yeni bir sayfanın açılmasına da vesile oldu. 

2007 yılında, 7 yaşındayken Ankara Mamak’ta bulunan Boğaziçi İlköğretim Okulu’na başladım. İlkokuldan ortaokula kadar tüm eğitim hayatımı burada geçirdim ve 2014 yılında mezun oldum. Bu yıllar, yalnızca akademik olarak değil, aynı zamanda iç dünyamı keşfetmeye başladığım dönemlerdi. Sanatla ilk ciddi tanışmam ise 5. sınıfa dayanıyor. O yaşlarda sadece bir hobi olarak başlayan resim, zamanla kendimi ifade etmenin en doğal yolu haline geldi.

2015 yılına geldiğimizde, Ankara’daki güzel sanatlar lisesinin yetenek sınavına girdim fakat istediğim sonucu elde edemedim. Bu, o yaşta benim için küçük bir hayal kırıklığıydı ama pes etmedim. Hayat beni tekrar doğduğum şehir olan Kırıkkale’ye yönlendirdi. Halamların yanında kaldığım bu dönemde, Kırıkkale Güzel Sanatlar Lisesi’nin sınavına girdim ve kazandım. Bu okulda sanatın sadece teknik değil, aynı zamanda duygusal ve düşünsel bir ifade biçimi olduğunu daha derinden kavradım.

Lise yıllarım boyunca içimde büyüyen en büyük hayalim, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nde okumaktı. Bu hedef doğrultusunda çok çalıştım. Günlerim okulla, çizimlerle, eskizlerle geçti. Bu yolculukta gittiğim sanat kursu da bana hem teknik açıdan hem de moral olarak büyük destek sağladı. Ve tüm bu sürecin sonunda, büyük bir emek ve azimle hayalini kurduğum Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nü kazanmayı başardım. Her ne kadar üniversiteye başladıktan sonra bazı şeyler planladığım gibi gitmese ve karşıma çeşitli zorluklar çıksa da, tüm bu engellerin üstesinden gelmeyi başardım. Bugün, hayal ettiğim noktaya ulaşmış olmanın ve kendimi bu alanda geliştirebilmiş olmanın verdiği gurur ve mutluluğu yaşıyorum.

Sergiler;

2018 ‘Yap’ Hacettepe Üniversitesi, Ankara

2018 ‘Yapma’ Hacettepe Üniversitesi, Ankara

2023 ‘II. Fresh Ankara’ Atatürk Kültür Merkezi, Ankara

2023 ‘Yeni Eski’ Hacettepe Üniversitesi, Ankara

2024 ‘III. Fresh Ankara’ ATO Congresium, Ankara

2024 ‘Birlikte Geleceğe’ Galeri Deniz, İstanbul

2024 ‘I. Gençlik Festivali’ Hacettepe Üniversitesi, Ankara

Yorum bırakın